Paylaşımlı hosting üzerinde çalışan bir WordPress sitesi, trafiği arttıkça yavaşlamaya, kaynak sınırlarına takılmaya başlayabiliyor. Bu noktada birçok site sahibi DigitalOcean gibi bir bulut sağlayıcısına geçmeyi değerlendiriyor. Bu yazıda mevcut bir WordPress sitesinin DigitalOcean üzerine nasıl taşındığını, hangi araçların kullanılabileceğini ve taşıma sürecinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatıyorum.
Neden DigitalOcean’a Taşınmalı
Paylaşımlı hosting hizmetlerinde sunucu kaynakları binlerce site arasında paylaşılıyor, bu da trafiği yüksek bir site için performans sorunlarına yol açabiliyor. DigitalOcean’da ise kaynaklar tamamen o siteye ayrılmış oluyor, ihtiyaç arttıkça Droplet boyutu büyütülebiliyor. Ayrıca sunucu üzerinde tam kontrol sahibi olmak, önbellekleme, PHP sürümü, veritabanı optimizasyonu gibi konularda paylaşımlı hostinglerde mümkün olmayan ince ayarlar yapılmasına imkan tanıyor.
Bu kontrolün bir bedeli var elbette, sunucu güvenliği, güncellemeleri ve bakımı artık site sahibinin sorumluluğunda oluyor. Teknik bilgiye sahip ya da bu konuda destek alabilecek biri için bu geçiş genellikle hem performans hem de maliyet açısından avantajlı sonuçlanıyor.
Adım 1: WordPress Droplet’i Oluşturma
En hızlı başlangıç noktası, DigitalOcean’ın Marketplace bölümünde sunduğu hazır WordPress imajı. Droplet oluşturma ekranında Marketplace sekmesine geçilip “WordPress” araması yapılıyor. Bu imaj, Ubuntu üzerine LAMP ya da LEMP yığınının (Linux, Apache ya da Nginx, MySQL, PHP) önceden kurulup yapılandırılmış haliyle geliyor, WordPress kurulumu da dahil.
Plan seçiminde sitenin mevcut trafiğine uygun bir kaynak seviyesi belirleniyor, küçük ve orta trafikli bir site için giriş seviyesi paketler genellikle yeterli oluyor. Bölge seçiminde ziyaretçi kitlesine yakın bir veri merkezi tercih edilmeli. Droplet oluşturulduktan sonra SSH ile bağlanıp kurulum tamamlanabiliyor, bu adımların detayı daha önceki Droplet açma yazısında ele alınmıştı.
Adım 2: Mevcut Siteden Yedek Alma
Taşıma işleminin en kritik adımı, mevcut sitenin eksiksiz bir yedeğini almak. Bunun için en pratik yol bir WordPress yedekleme eklentisi kullanmak. All-In-One WP Migration ya da Duplicator gibi eklentiler, hem veritabanını hem de dosya sistemini (temalar, eklentiler, medya dosyaları) tek bir arşiv dosyasında bir araya getiriyor.
Eklenti üzerinden mevcut siteden bir dışa aktarma (export) işlemi yapılıp oluşan arşiv dosyası bilgisayara indiriliyor. Bu yöntem, manuel olarak veritabanı dökümü almak ve dosyaları FTP ile taşımaktan çok daha az hataya açık bir süreç sunuyor.
Adım 3: Yeni Sunucuya İçeriği Aktarma
Yeni Droplet üzerindeki WordPress kurulumuna aynı yedekleme eklentisi kuruluyor. Ardından eklentinin içe aktarma (import) özelliği kullanılarak daha önce indirilen arşiv dosyası yükleniyor. Bu işlem sırasında eklenti, veritabanı tablolarını ve dosya sistemini otomatik olarak yeni sunucuya yerleştiriyor.
Büyük dosya boyutlu siteler için PHP’nin dosya yükleme sınırlarının (upload_max_filesize, post_max_size) yeterli seviyeye çıkarılması gerekebiliyor. Bu ayarlar sunucudaki php.ini dosyasından, genellikle 50 MB ya da üzeri bir değere yükseltilerek düzenlenebiliyor.
Eklenti kullanmak istenmeyen ya da çok büyük ölçekli bir site söz konusuysa, veritabanı manuel olarak mysqldump ile dışa aktarılıp yeni sunucuda içe aktarılabiliyor, dosya sistemi ise rsync ya da SFTP üzerinden taşınabiliyor. Bu yöntem daha fazla teknik adım gerektirse de büyük veri kümelerinde eklenti tabanlı yönteme kıyasla daha güvenilir sonuç verebiliyor.
Adım 4: Veritabanı ve Kullanıcı Ayarları
İçe aktarma tamamlandığında, yeni sunucudaki veritabanı bağlantı bilgilerinin wp-config.php dosyasında doğru şekilde tanımlandığından emin olunmalı. Veritabanı adı, kullanıcı adı, şifre ve host bilgisi eski sunucudakiyle birebir aynı olmayabileceği için bu dosyanın kontrol edilmesi önemli bir adım.
Ayrıca yeni bir veritabanı kullanıcısı oluşturulduysa, bu kullanıcıya ilgili veritabanı üzerinde tam yetki verilmesi gerekiyor, aksi halde WordPress veritabanına bağlanamıyor.
Adım 5: DNS Yönlendirmesi
Site içerik olarak yeni sunucuda çalışır duruma geldiğinde, sıradaki adım alan adının yeni sunucuya yönlendirilmesi. Alan adı sağlayıcısının DNS panelinden A kaydı güncellenip yeni Droplet’in IP adresi girilir. Bu değişiklik yayılana kadar (birkaç dakikadan birkaç saate kadar sürebilir) hem eski hem yeni sunucunun aynı anda erişilebilir kalması, geçiş sırasında bir kesinti yaşanmamasını sağlıyor.
DNS yayılması tamamlandıktan sonra sitenin yeni sunucu üzerinden servis edildiği, tarayıcıdan siteye erişilip kontrol edilerek doğrulanabiliyor. Bu noktada temaların, eklentilerin ve özellikle kalıcı bağlantıların (permalinks) doğru çalıştığından emin olunmalı, bazen taşıma sonrası permalink ayarlarının WordPress admin panelinden yeniden kaydedilmesi gerekebiliyor.
Taşıma Sonrası Yapılması Gerekenler
Site yeni sunucuda sorunsuz çalışmaya başladığında, güvenlik açısından birkaç adım daha atılmalı. Varsayılan MySQL root şifresinin değiştirilmesi, WordPress admin şifresinin güncellenmesi ve sunucu üzerindeki güvenlik duvarı kurallarının gözden geçirilmesi öneriliyor. SSL sertifikası henüz alınmadıysa, önceki yazıda anlatılan Nginx ve Let’s Encrypt adımları burada da uygulanabiliyor.
Performans için bir önbellekleme eklentisi (WP Super Cache, W3 Total Cache gibi) kurulması, sitenin yeni sunucudaki tam potansiyelinden faydalanmasını sağlıyor.
Sık Karşılaşılan Sorunlar
Site açılıyor ama görseller gelmiyor: Genellikle dosya izinlerinin taşıma sırasında bozulmasından kaynaklanıyor, wp-content/uploads klasörünün izinlerinin kontrol edilmesi gerekiyor.
Veritabanı bağlantı hatası: wp-config.php dosyasındaki veritabanı bilgilerinin yeni sunucudaki gerçek değerlerle eşleşmediği durumlarda ortaya çıkıyor.
İçe aktarma sırasında zaman aşımı: Büyük arşiv dosyalarında eklenti tabanlı içe aktarma işlemi zaman aşımına uğrayabiliyor, bu durumda dosya boyutu küçük parçalara bölünerek ya da manuel veritabanı/dosya taşıma yöntemine geçilerek çözülebiliyor.
Sonraki Adımlar
WordPress sitesi artık DigitalOcean üzerinde çalışıyor ve büyüme ihtiyacına göre kaynak artırımı yapılabilecek durumda. Trafik arttıkça Droplet boyutu büyütülebilir, veritabanı ayrı bir Managed Database’e taşınabilir ya da medya dosyaları Spaces üzerinde barındırılarak sunucu üzerindeki yük hafifletilebilir.
Kendi WordPress siteni taşımak istersen, referans linkim üzerinden kayıt olarak bana destek olabilirsin.
Tüm projelerim ve üzerinde çalıştığım konuları incelemek istersen https://hub.barisgunduz.com/ adresini ziyaret edebilirsin.