İçerik Üreticisi Olmak – Youtuber, Yayıncı, Blogger, Instagram Fenomeni olmanın incelikleri

İçerik üreticisi olmak isteyen herkese hitap eden, detaylı, click-bait içermeyen, kurs satmaya yönlendirmeyen, abuk subuk yoruma kağıt kürek yazın pdf göndereyim gibi her iki videodan birinde yer alan boş çalıntı promptları alıp kendi emeğimmiş gibi satmanın olmadığı, dümdüz içerik üreticisi olmanın inceliklerini anlatacağım, detaylarını örneklerle vereceğim bir video olacak. 

Elimden geldiğince detaylandırıp, göstererek kanlı canlı örneklerle neyi nasıl yapabileceğini anlatıyorum.

Kategorilere ayıralım önce bu işi. Sırasıyla youtuber, yayıncı, blogger, instagram fenomeni olmak için neler yapılır konuşalım. Tabi bunların sonrasında da hangi alet edevatı kullanabilirsin, hangi uygulamalardan faydalanırsını konuşacağız.

1- Youtuber Olmak

Youtube, yıllardır en etkili, en kazandıran, en uzun soluklu ve en has kitleli sosyal medya aracıdır. Son zamanlarda instagram’ın da sağlam bir kitlesi var fakat orası biraz daha hızlı tüketim ve devamlı tüketime odaklı. Yani her gün bir video, fotoğraf vb paylaşmalısın. Günde birkaç defa hikaye paylaşmalısın. Etkileşim halinde olman önemli. Her gün kaydırıp duruyoruz çünkü. Youtube biraz daha oturup uzun uzun izleyeyim denilen bir yer. Şu gün şu saatte video geliyoru bildiğin bir yer. Rastgele içerik çıkmıyor karşına. Bilerek gidip izliyorsun. Takip ediyorsun. Neler olduğunu, neye abone olduğunu, ne izleyeceğini çoğunlukla biliyorsun. 

Bu arada abone olursan sevinirim çünkü abonelik hala bedava ve bize en büyük desteklerden bir tanesi. İleride iş birliği olacak olursa mesela bakılan verilerden bir tanesi. Tabi beğeniler, paylaşımlar vb de çok çok önemli ama başta insanların baktığı şey abone sayısı. Şu videoyu paylaş mesela, 450 abone olan haline insanların tavrı ile 450 bin olan haline olan tavırları bambaşka oluyor. Özellikle kendi arkadaş çevrendekilerin tavrı 🙂 Bu konuyu da sonra konuşacağız.

Ne diyorduk? Youtube bağlılık açısından, tanınırlık açısından çok önemli. Ayrıca izlenen bir videon daha sonra ya da istendiği zaman tekrar tekrar izlenebilir. Şu konuda bir video yapmıştı deyip yıllar sonra da izleyebilir takipçiler. Hele ki zamansız videolar yapıyorsan, yani o gün değeri olup daha sonra hiçbir anlam ifade etmeyecek şeyler paylaşıyorsan biraz bu oran azalır ama her zaman izlenecek video kategorilerinden birideysen, sonsuz izlenme şansına sahipsin demektir. 

Kategorileri biraz konuşalım. Spesifik konularda, yani neyi paylaşacağını bildiğin özel konular vardır, onları zaten paylaşırsın. Fakat ne paylaşsam, hangi alanda videolar çeksem gibi soru işaretlerin varsa sana birkaç adet kategori önerisinde bulunacağım

1- Vlog

En çok tercih edilen kategorilerden bir tanesi. Günlük yaşantından kesitler paylaşabilirsin ve bu videoların hem uzun hem de kısa hallerini kesip biçerek bir video ile birden fazla video üretimi sağlayabilirsin. Üretim kıtlığı yaşadığın dönemler olursa büyük faydası olur. Dışarıda bir iş yapıyorsan insanlar iş hayatı videolarını izlemeyi de seviyor. Hele ki ilgi çekici bir işin varsa kopar gidersin. Arabacılar mesela sanayi vloglarına bayılır. Yıllarca Doğan Kabak izledik, Otopark izledik, Buğra Akpınar mesela çok güzel videoları var, son zamanlarda Bilal Kavalcı BMW’ci tayfa bilir, Tunç Mete deli gibi sanayi videosu basıyor ve Nimotech Aren kardeşimizin güzel videoları var. Liste uzar gider sabaha kadar örnek vermeyeyim.

Kamp vlogları mesela kampçılar bayılır. Sen de kamp seviyorsan illa yatılı gitmiş olmana gerek yok, günü birlik yaptığın gezileri kampları çekebilirsin. Neyi çekeceğim demene gerek yok. Otur sohbet et, bir şeylerden bahset, hangi aletleri kullandığını anlat, kamp tecrübelerinden bahset aklına ne gelirse. Ya da dümdüz etrafı çek doğayı çek arkaya tatlı bir müzik koy. Al sana sakinleştirici video. Seyahat, yeme içme vlogları inanılmaz tutuyor. Ve izleniyor, beğeniliyor. Aynısından bir sürü var deme ben yıllardır izlemediğim kalmadı diyorum hala karşıma birileri çıkıyor bir bakıyorum 500 bin takipçisi var. İlk defa görmüşüm. Belki muhabbeti farklıdır, belki tarzı başkadır, belki başka bir şeyden bahseder, farklı bir bakış açısıyla ele alır konuları fark etmez. Bir şekilde izlenebilirsin. Önemli olan doğal ve düzenli paylaşımlar. Bilim adamı olmana gerek yok. 

2- DIY

Do it yourself diye geçer. Kendi başının çaresine bak diye çeviriyorum ben. Ahşap işçiliği merakın vardır, güzel masalar, bardaklar, süsler vb yapıyorsundur. Bunları gösterirsin. İster işçilik detaylarını anlat istersen de sedece süreci gösteren videolar paylaş. Ahşap olarak değil ama bir ara katana yapımı videoları izliyordum durmadan. Çok zevkli oluyor. İnşaat izlemenin bi doz eliti gibi. Bak inşaat izleme ata sporu diye bir olay var memlekette. Sen neyi izleteceğim diye düşünüyorsun. Kendin bir şeyin inşaatını yaparsın izlet. İnsanlar ya şuraya sığacak şöyle bir mangalım olsa diyor, kitaplarımı bir arada tutacak düzenleyicim olsa diyor yani aklına gelen gelmeyen bir sürü şey ihtiyacı oluyor hepimizin. E hayat pahalılığı almış başını gitmiş halde. İnsanlar dur kendim hallederim diye diye mucit olma seviyesine geldi artık. Kendi kendine yapıp geçeceğine yaptıklarını paylaş ki başkaları da nasıl yapılır diye youtube a girip soruyor. Bilgi paylaşarak çoğalsın. 

3- Spor Yorumculuğu

Bu eski futbolcuların, sonradan habercilerin tekelinde olan bir şey değil. Olmamalı da. Menajerlik oynamış herkes bence bir şekilde spor yorumculuğunu hak ediyor. E eskisi gibi ntvspor’da yapabildiğin ya da onun bunun torpili ile trtde yapabildiğin bir şey değil bu. Telefonu ve youtube hesabı olan herkes yapabilir artık. Millet olarak da her türlü sporda on numara bilgiye sahibiz bildiğin üzere. Yani hem yorum yapabilirsin demek hem de en çok etkileşim alacak kategorilerden birine adım attın demek. Çünkü her yorumuna karşı yorum yapacak, yorumunu beğenmeyecek birileri çıkacaktır. Bu da bir yerde ata sporumuz tabi. Etkileşimin pozitif negatif olduğuna bakmıyor sosyal mecralar. Kaç yorum var şu kadar, harika. Bitti. Bir de mesela Htalks var eski sporcu da değil gazeteci de değil. Güzel yayınları var. Youtube için konuşuyoruz ama sonuçta yayınlar youtube’a da atılıyor ve izleniyor. İlla işin diplomasına sahip olmana gerek yok. Yeni yüzleri de görmek isteriz. Özellikle ajandası olmayan, oradan buradan mamalanmayan.

4- Sanat

En değerli şey bir sanat dalında yeteneği, bilgisi olmak. Bu bilgiyi ister eğitimci sıfatıyla isterse de sunucu sıfatıyla yaymak hem değerli hem eğlenceli. Yani gitara başlayacak biri illa eğitim için değil biraz malmsteen solosunu amatör birinden de izlemek dinlemek istiyor ve seviyor. Güzel coverlar yapabilirsin. Dediğim gibi bilgilendirmek çok çok değerli ve uzun vadede çok fazla getirisi olan bir hareket. Fakat sadece eğlendirme amaçlı da ilerleyebilirsin. Yani seçeneğin çok fazla. Grup olarak da hareket edebilirsiniz mesela. Tek başına motivasyon gelmiyor olabilir, utanıyor olabilirsin ya da tek beceremem diyor olabilirsin. Hadi hep birlikte yapalım motivasyonu harekete geçirici güç oluyor tabi.

Güzel resim yapıyorsundur. Çok güzel resimler yapan hesaplar görüyorum. Kaldı ki benim yaş grubum bilecektir. Ressam Bob’u yıllarca izledik mutlu ağaççıkları doğada en güzel yerlere yerleştirişini. Yine sanat içerisine alabiliriz, yıllar önce NTV’de “O an” diye bir program vardı. Çok güzel fotoğrafları, anları gösterip yorumluyordu. Ben çok severdim. Çok nadir hatırlayan var onu çevrede ama benim belki de hikaye anlatımına olan merakımı alevlendiren ilk programlardan biriydi.

Yorum severiz, spor yorumculuğunda söylediğim gibi. Film dizi izleyicisi isen, daha teknik bir şekilde yorumunu yapabilirsin mesela. Çok iyi filmdi, ilüminati izleri var falan diye değil de, daha teknik açıdan, oyunculuk kriterleri, yönetmen kriterleri açısından ele alıp yorumlayabilirsin mesela. Normal yorum kanalları da var gerçi yabancılarda çok görüyorum farklı ülkelerdeki filmleri, şarkıları vb yorumlayarak o ülkelerden de izleyici kasıyorlar. Bizde de var Tepkikolik kanalı var mesela bordo bereli asker sahnelerini yorumluyor falan. O tarz içerikler de izleniyor. Ama benim dediğim daha sanat odaklı şeyler. 

Birileri yeterince geyik yapıyor zaten. Başkası da çıkıp daha niş içerikler üretsin biraz. Tabi geyik yapacağız ama eğitimi, bilimi, sanatı o kadar arka planlara attık ki bomboş insanlar grubu olma yolunda çok ciddi ilerlemiş durumdayız. Siyasileri beklemeyi de bırakın artık. Biri gelse de parmağını şıklatsa da düzelsek. Yok öyle bir şey. Sen düzelteceksin elinden geldiğince. Kimse gelip senin için bir şeyleri düzeltip altın tepside sana sunmayacak. Bu göt rahatlığını, yaymışlığı artık üzerimizden atalım lütfen. 

İçerik üreticisi olacaktık siyasete girdin diyen kardeşim. Kusura bakma ben siyasete girmedim. Siyaset hepimize fazlasıyla girmiş durumda. Bunları da konuşmamız lazım. 

Siyasete girme deyince de aklıma geldi. Lisede dersten kaçtık erkekler olarak. Tüm erkekler. Playstation kafeye gittik. Ati. O zamanlar da yanlış hatırlamıyorsam eşi muhtar adayıymış. Bizim umrumuzda değil ki biz PES atmaya gitmişiz. Karanlık havasız ortam, yanda bembeyaz pimapen tuvalet kapısı ağzına kadar açık leş gibi. Koltuklar ağlamak üzere beni atın artık diye. Biz nasıl eğleniyoruz turnuva düzenliyoruz. Kapıdan bi ses. Fen B sınıfa. Kızlar söylemiş erkekler pes oynamaya kaçtı diye sınıf öğretmenine. O da üşenmeyip gelmiş. Müdür yardımcısının odaya dizildik domates şişesi gibi. Siyaset sizin neyinize gençler diye sövüyor. Lan ne siyaseti pes oynamaya gittik. 

5- Stil

Tabi stil kadınların tekelinde bir kategori gibi görünse de erkek kadın herkesin belirli bir stili var, tarzı var. Ya da en azından bence olmalı. Kadınların çok ciddi takibini alan bir kategori bu. Ayrıca iş birliği açısından da markaların çok fazla kullanmaya başladığı, bütçelerinin büyük kısmını buralara yönlendirmeye başladığı bir kategori. Çünkü etkileşim geleneksel medyadan çok daha fazla artık. Stil kategorisi de ciddi bir kırılıma sahip olduğu için geniş bir oyun alanın olacak. Makyaj üzerine gidebilirsin, giyim kuşam konusunda ilerleyebilirsin, daha niş konulara girebilirsin.

Sadece saatlerle ilgili videoların olabilir mesela. Parfüm olabilir. Mert Kalafat var mesela abone olmazsanız sıkarım ha deyip parfüm sıkıyor. Akılda kaldı işte epey de takipçisi izleyicisi var. Umut Eker var mesela stil önerileri veriyor. Kadınlar için bir örnek vermeme gerek yok çünkü o kadar çok seçenek var ki, herhangi birini açıp izleyip örnek alabilirsin. Asla bitmeyecek, sınırsız kaynak bu stil. İlk insandan bu yana giyim kuşam var. Bundan sonra da olmaya devam edecek. 

6- Oyun

Evet gelelim oyuna. Hazır oyun sektörü şu anda saçma bir şekilde de olsa gündemdeyken bu kategoriye de değinmeden olmazdı. Kitle senin tarzına ve tavrına göre biraz daha küçük yaşa sahip olabilir. Fakat özellikle yayıncıları takip ediyorsan 20-30 ortalaması olan oyun yayıncıları da mevcut. Yani oyun videoları çekersem çoluk çocuk izler beni gibi bir derdin olmasın. Ayrıca izlesin yani çoluk çocuk izlesin ve sen de örnek biri ol ki biraz da olsa oyunları izlerken dahi çocuklar doğru düzgün birileri ile muhatap olsunlar. Ninesinin kafasında yumurta kırıp kışkırtan tayfayı yeterince izledik zaten.

İnanılmaz bir oyun sektörü var ve büyümeye de devam ediyor. Hikayeli oyunları seviyorsan bölüm bölüm hem oynayıp hem de paylaşabilirsin. Bu biraz daha eğlenceli bir kategori aslında. Hem oyununu oynuyorsun bir yandan da içerik çıkıyor ortaya. Rekabetçi oyun seviyorsan Türkiye’de ciddi bir izleyici kitlesi var bu oyunların. Counter Strike, League of Legends, PUBG gibi bir sürü oyun var ve iyi oyuncumuz gerçekten çok fazla memlekette. 

Direkt oyun olmasa da satranç kategorisine ayrı bir parantez açmak istedim. Lütfen daha çok satranç oynayın. Hatta mümkünse videolar çekin, yayınlar yapın, paylaşın, paylaştırın. Çok iyi genç arkadaşlarımız var. Bunu biraz daha popülerleştirelim. 

Youtube kategorilerinden yeterince bahsettik. Yayıncılığa geçelim biraz da. 

2- Yayıncılık

Yayıncılığın en sevdiğim taraflarından bir tanesi, yayınlarından güzel, beğendiğin anlar olursa onları kesip biçip hem uzun video formatında hem de dikey kısa videolar olarak paylaşabiliyorsun ve tek bir yayın yaparak bir sürü içerik üretmiş oluyorsun. Şöyle bir dezavantajı var, yayıncı olmak youtube’a içerik üretmek gibi bir şey değil. Canlı yayın olduğu ve anlık konuşman, tepki vermen ve hiç durmaman gerektiği için kaydı durdurayım da yok burası tam olmadı tekrar kayıt alayım sonra editleyeyim gibi bir şey yok. O anda ne konuştuysan anında izleyiciye gitti. Yanlış bir şey söyledin, konuşamadın, beceremedin geçmiş olsun. Bu da bir yetenek tabi fakat yaptıkça gelişen bir şey.

Youtube a video çekmek de aynı şekilde aslında. Yaptıkça gelişiyor. İlk 100 videonun çöp olacağı gibi ilk 100 yayının da muhtemelen çöp olacak. Ama yaptıkça gelişecek ve kendi nişini oturttuktan sonra, kendi kitlen de zamanla oturacak o noktadan sonra işi büyütmek geliştirmek senin elinde. Ve anlık etkileşim olduğu için insanlar daha çok seviyor. Karşılıklı gibi olduğundan izleyiciler de aksiyonun içerisinde hissediyorlar kendilerini. 

Tabi yayıncılık konusunda şöyle bir şey var. Biraz yatırım gerekiyor. Herkeste bir şekilde iyi bir bilgisayar var artık. Mikrofon, ışık, kamera vb ortamı da biraz güzelleştiriyor herkes. O kadar çok yayıncı olmak isteyen var ki. Bunların arasından sıyrılabilmen için biraz senin de yatırım yapman gerekiyor. Bu nokta youtube gibi değil. Youtube için telefonunun karşısına geç çek videoyu, ücretsiz programlarla da düzenle ve paylaş. Yatırım güzel olur fakat olmasa da çok büyük problem değil kısa vadede. Yayında biraz şart gibi. 

Twitch eskiden çok popülerdi. Tüm yayıncılar oradaydı fakat şu anda Kick platformu üzerinden yayınlar yapılıyor yoğun olarak. Tabi hepsine birden de yapabilirsin yayınını fakat kitle Kick’te şu anda. Kitlenin bol olduğu yerde yayın yapmakta fayda var. Her platformda olduğu gibi burada da para kazanabilmek için belirli koşulları sağlamak gerekiyor. Çok büyük paralar hayal etmemek lazım başta. Odaklanman gereken şey düzenli yayınlar yapmak. Tarzını belirlemek. Kim ne için senin yayınına gelmeli sorusunun cevabını yüzde 100 olmasa bile en azından 70-80 verebilmek gerekiyor. İzleyicin bilecek ki Barış her akşam 8 ile 11 arasında yayın açar. Tabi aktif kitleni elinde tutmak ve mümkün olduğunca fazla takipçi kazanmak için diğer sosyal mecraları da aktif kullanmak iyi olur. Yani yayın anlarından youtube’a videolar atacaksın, instagram’ı aktif kullanacaksın. Eşin dostun senin ne yaptığını bilmezken, seni tanımayan birinin senin destekçin olmasını sağlaman biraz zor gibi. Gerçi eşin dostun da başta pek destek vermiyor ama, olsun.

Youtube için geçerli sorular burada da geçerli. Ne yayını yapacaksın? Oyun ciddi popüler bir kategori. Sohbet muhabbet tek başına biraz zor oluyor ama konseptini güzel belirlersen çok ciddi başarı elde edersin. Purplebixi var mesela her gün yayın açar, günün haberlerini, yaşananları konuşur, yorumlar sohbet muhabbet eder. Bazı dönemlerde de farklı konseptler üzerinden çeşitlilik sağlar. Yayıncılarda bir şeyleri izlemek de moda tabi. Yorumlama konusunu anlatmıştım youtube kısmında. Burada da canlı bir şekilde yorumlayabilirsin. Yine sanat etkinlikleri burada da canlı bir şekilde yapılıyor. Aslında youtube kategorilerinin hepsini canlı olması farkıyla yayınlarda da kullanabilirsin. 

Burada OBS kullanmayı öğrenmek gerekiyor. OBS yayın aracı. Ücretsiz. Streamlabs ve Streamelements markalarının da kendi obs çözümleri var. Bazı eklentiler eklenmiş şekilde geliyor OBS üzerine. Daha rahat edebilirsin. İnternetin her yerinde OBS kullanımı var, Türkçe de var. O yüzden bir tur daha OBS nasıl kullanılırı ben anlatmayayım. Ama çok istek gelirse onu da yaparım tabi. Maksat müşteri memnuniyeti.

Bazı tasarımlara ihtiyacın olacak fakat onlar da hem bu obs türevlerinin sitesinde hem de ufak bir aramayla internette ücretsiz olarak bulunabiliyor. En kötü yapay zeka kardeş yardımınıza yetişir. Google Gemini’ın Banana’sı gayet güzel. ChatGPT de son güncelleme ile görsel oluşturma işini epey ilerletti. Claude’dan da faydalanabilirsin ayrıca. 

Yayıncılığın güzel yanı, youtube video çekimleri için de güzel antrenman oluyor. Çünkü kamera karşısına geçip video çekmek, kesintisiz ve hatasız konuşmak biraz zor. Hatta kimisi için epey zor. Çok yapmacık durabiliyor insan kamera karşısında. Alışınca izleyici için de izlemesi keyifli hale geliyor. Çünkü insanlar doğallığı izlemek ister. Dizilerden yeterince yapmacıklık izliyoruz zaten. Tavsiyem her gün yarım saat de olsa yayın açman. Sunum konusunda da insana epey katkısı olur. Muhabbet üretmeni de geliştirir. Özellikle kitlen yokken ve tek başına yayın açmaya başlamışken. Vakit ilerledikçe belki başka yayıncıların da yayınlarına misafir olursun, yavaş yavaş tanınmaya başlarsın. İzlediğin yayıncıların sohbetine de katılsan fena olmaz tabi. Bir yerlerde tanınmanın yollarından bir tanesidir. Videolara yorum yapmak, tivitlere cevap vermek, sohbetlerde bulunmak kendini göstermek lazım. Asosyal bir şekilde sosyal medya kullanılmaz

3 – Blogger

Blog işi eskisi gibi popüler değil malesef. İnsanlar bırakın okumayı uzun bir videoya bile vakit ayırmıyor artık. Hızlı hızlı kaydırıp geçmek bir alışkanlık olmuş. Zaten kitap okuma oranımız pek iç açıcı değil, blog okumak falan da biraz demode olmuş durumda. Sıfır değil ama. Hala güzel bir kitlesi var blogların. Özellikle güzel yazılar içeren, faydalı bilgileri uzatmadan veren, doğru düzgün tasarımı olan, her yerinden cayır cayır reklam fırlamayan siteler güzel ilgi çekebiliyor. Blogların para kazanımı o sağdan soldan fırlayan reklamlar sayesinde olabiliyor fakat bunu doğru bir şekilde tasarlayınca rahatsız etmeden de para kazanılabilir. Google Adsense üzerinden farklı formatlarda reklamları yerleştirerek reklam kazanabilirsin. Bu reklamlarda neler olmasın neler olsun gibi belirli kriterleri de değerlendirebiliyorsun. Premium reklam denilen özel marka işbirlikleri sayesinde de çok rahatsız edici olmayan şekilde para kazanma imkanı da var.

Direkt işin para kazanma kısmına daldım fakat niye yazı yazayım ki şeklinde ekranın başında bana baktığını hissettim. Bu işten de para kazanma imkanı var yani anlayacağın. Ben blog sitelerinin destekçi gibi olduğunu düşünüyorum. Çünkü hala Google’da bir şeyler arıyoruz ve arama sonuçlarında yarıdan fazla internet siteleri yer alıyor. Yeri gelmişken bunu da söylemek lazım Youtube videoları da arama sonuçlarında üstlerde yer alıyor. Yani Youtube videosu burada da karşımıza çıkıyor. Büyük faydalı büyük. 

Tabi bu blogu nasıl kuracağım diyorsun. Teknik bilgi yoksa üçüncü parti sitelerden faydalanacaksın mecbur. WordPress üzerinden bir hesap oluşturarak kendine özel bir blog açabilirsin. Blogger üzerinden de açabilirsin bir blog fakat wordpress dünyanın en popüler ücretsiz platformu. Ayrıca yüzlerce teması, eklentisi vb olduğu için her tür ihtiyacını da fazlasıyla karşılayabiliyor. Yok benim teknik bilgim var, kendi domainimde kurarım blogumu dersen de Digitalocean üzerinde barındırmak istersen bağlı kuruluş linkimi veriyorum, destek olmak için o link üzerinden üye olursan süper olur, çok sevinirim.

Blog yazılarını da öyle dümdüz yazmayacaksın. SEO denilen arama motoru optimizasyonu için bazı tavsiyeler var. İşin özeti olarak vereyim çok teknikte boğulmaya gerek yok. İki paragraf yalandan yazıp bırakmayacaksın, paragraflar belirli olacak, alt başlıkları mümkün olduğunca kullanacaksın, yazı başlığı ve içerik net olacak ve uyumlu olacak, gerektiğinde abartmadan referans linkleri ve görseller ekleyeceksin, mümkün olduğunca özgün olacaksın sağdan soldan arak işlerini bırak artık, yapay zeka kullanmakta problem yok fakat belirli düzende ve kriterde kullanırsan yapay zeka araçları zaten emrine amade.

Konusu açılmışken yazılarda yapay zekadan faydalanabilirsin. Çünkü belirli konuları araştırmak için zaten sitelerde gezinmen gerekiyor. Senin için yapay zeka bu araştırmayı yapıp istediğin formatta, istediğin tarzda ve kelime sayısında sana araştırma sonuçlarını sunabilir. Bu araştırmayı da makale haline çevirmek için yine iyi bir makalenin nasıl olması gerektiğini belirtip topladığın araştırma sonuçlarını, kendi fikirlerini birleştirip güzel bir sunum haline getirtebilirsin. Ben şöyle yapıyorum yazılarımı, Google Drive klasörü oluşturdum bir tane. Her kategori için de ayrı klasör oluşturdum. Paylaşım günlerine göre de içinde klasör var. Bu klasörlerin içinde de yazılar var word dosyası olarak. Excel’de yazacağım yazılar, kategorileri, belki tarihlerini tutuyorum ki neyi paylaşacağım, neyi paylaştım hepsi bir düzen ve sistem içerisinde olsun. Hep söylediğim gibi sistemin varsa öndesin. Sistemin varsa daha hızlısın. Sen de kazandıran bu sisteme sahip olmak istiyorsan yorumlara Sistem yaz, yok yapmayacağım. Öyle bir saçmalık yok. 

Yazacağın konuyu sorarsan da, ya bildiğin konular olsun ya da araştırmak öğrenmek istediğin konular olsun. İlla çok iyi bildiğin şeyler olmak zorunda değil. Öğrenmek istediklerini de güzelce araştırıp yazı serisi haline getirebilirsin. Ben birkaç konuyu öyle yaptım mesela kendi internet sitemde. Mesleğinle ilgili merak edilen, çok sorulan soruları derleyip bilgilendirici yazılar yazabilirsin. Sanat tarihi merakın varsa güzel bir liste oluşturup öğrenmek istediklerini araştırıp yazabilirsin. 

4- Instagram Fenomeni

Bunu ayrı bir kategori olarak vermek istedim. Çünkü instagram başlı başına ayrı bir kategori olmayı hak ediyor. Eskiden çiçek böcek çektiğimiz sonra yediğimizi içtiğimizi paylaştığımız mecra artık yazı hariç her şeyin platformuna dönüştü. Görsel paylaşılıyor, kısa uzun videolar paylaşılıyor. Sadece fotoğrafçı olmak gerekmiyor her alanda paylaşımlar yapılabiliyor. İster işinle alakalı bilgilendirici görseller oluştur, ister videolar oluştur, ister skeçler paylaş ne istersen paylaş. 

Youtube için saydığım kategoriler instagram için de geçerli. Fakat burada biraz daha hızlı tüketim paylaşımları yapmak gerekiyor. Öyle uzun uzadıya saatlerce kimse seni beklemez. Bir şeyler anlatacaksan yani bilgilendirme yapacaksan hap halinde sıkmadan baymadan anlatmalısın. İşin eğlence tarafında seçenekler sınırsız. Komik videolar, yorumlar, sanat paylaşımları, vloglar, doğa çekimleri, konuşmalı konuşmasız videolar, trol editler, film dizi kesitleri aklına ne gelirse paylaşabilirsin. Film ve dizi kesitleri deyince de kendi projem olan Movie Part X’i tanıtmasam olmaz. İngilizce içerik hesabı olan Movie Part X film ve dizilerden güzel sahnelerin paylaşıldığı, bazı editlerin yer aldığı, yavaş yavaş bazı bilgilerin de verilmeye başlandığı bir sayfa. Orayı da takip edebilirsin. Instagramda şu anda 114 bin takipçiye sahip. Youtube biraz düşük kaldı 2200 civarında. Farklı dinamikler de olabiliyor tabi. 

Herkesin telefonu var, instagram hesabı var. Algoritma deliliğine kaptıracaksan çok denk geldiğin videolardaki sesleri kullanıp kendin video çekebilirsin, ilgi alanlarına bağlı olarak yine güzel videolar çekip paylaşabilirsin. Instagram’ın kendi uygulaması olan Edits ile hem çekip hem düzenleyebiliyorsun. Ayrıca CapCut uygulamasında da yüzlerce hatta binlerce hazır şablon var. Bu şablonları kullanarak güzel editli videolar da paylaşabilirsin. Zaten günlük vlog tadında paylaşımlar yapacaksan çok büyük düzenlemelere gerek de yok. 

Burada paylaşım bol olmalı. Yani haftada bir paylaşımla ne takipçi gelir ne izlenme gelir hiçbir şey gelmez. Her gün düzenli paylaşımın olması gerekiyor. Video her gün iyi olur, bazı günler görsel paylaşım yapmalısın. Mümkünse her gün birkaç story atmak lazım. Tabi atmış olmak için de atma. Boğar mıyım, gereksiz atmış olur muyum gibi bir şey düşünme hiç. 100 bin takipçi üstü hesapları takip edecek olursan günde kaç paylaşım yaptıklarını görürsün. Hiç rahatsız falan etmiş olmazsın merak etme. 

Görseller paylaşacaksan da Canva üzerinden hazırlayabilirsin. Ücretsiz versiyonunda bile çok seçenek var. Ücretlisi de yıllık 840tl gibi bir paraydı en son. Burada da yüzlerce binlerce şablondan faydalanarak yazılar, görseller oluşturup, düzenlemeler yapıp paylaşımlarını hazırlayabilirsin. 

5- Kullanacağın alet edevat yazılım

O kadar konudan bahsettik nasıl çekeceğim, hangi mikrofonu kullanacağım, ışıklandırmam nasıl olacak, hangi yazılımları kullanacağım gibi sorularına da cevap vereyim. Her şeyden önce şunu söyleyeyim artık bu çağda neredeyse herkeste doğru düzgün bir kamerası olan telefon var. Öyle en iyisinden olsun, kameralar, ışıklar sistemler kurayım, paralar dökeyim demene gerek yok. O kadar da mükemmeliyetçi olmanın hiçbir şeye faydası yok. 

1- Kamera:

Kamera ile başlayalım. En güzel kamera her zaman yanında taşıyabildiğindir. O yüzden güzel bir telefonun varsa kameran var demektir. İlla en son çıkan iphone 38 pro max 839 çükülayt olması gerekmiyor. Bende 13 var, dümdüz 13 yani pro falan değil ve gayet videolar çekebiliyorum. Kamera gibi olmuyor tabi haklısın fakat öyle prodüksiyonlar, sahneler, dekorlar falan da çekmeyeceksin diye tahmin ediyorum. Biraz ortalama üstü bir webcam de olur. Bende yıllar önce aldığım Logitech Brio var. Şu anda 9bin civarı olmuş sanırım ama fiyatına göre idare eder. Ayrıca yayın için de yeterli bir kamera olduğu için hiç yoksa 9bin verip yayınlarda da kullanıp ayrıca Youtube için de kayıt amaçlı kullanabilirsin. Tek dezavantaj webcam olduğu için biraz ışık ihtiyacın olacak. Yani karanlıkta net görüntü olamıyor malesef. Ya gündüz çekeceksin, ışığın da güzel bir açıdan gelmesini sağlayacaksın.

Profesyonele yakın bir şeyler düşünürsen Sony ZV-E10 misler gibi kamera. Bir süre kullandım ve süper kaliteli videolar çektim. Fotoğraf çekimi de gayet güzel. Bir de hafif ve küçük olması sayesinde taşınabilirliği de muazzam. Kesinlikle tavsiyedir. Fiyatı da uygun. Henüz deneme fırsatım olmadı fakat bir süredir neredeyse tüm youtuberların elinde gördüğüm Dji Osmo Pocket 3 ya da 4 de harika bir vlog kamerası gibi duruyor. Hatta creator combo paketini de alırsan bir adet dji mikrofon da çıkıyor içinden ve gayet kaliteli bir mikrofon. Yatay ve dikey videoları da çok rahatlıkla çekebiliyorsun öyle özel ayarlar, düzenlere gerek yok, tek tuşla çevriliyor. En güzel özelliklerinden biri de tek tuşla kamera kendine dönebiliyor. Hafif ve taşınabilir olması da büyük avantaj. Teknolojiye hayran olmamızın sebeplerinden bir tanesi. Yapıyor bu çinliler.

2- Mikrofon: 

Mikrofon için telefondan başlarsak, çoğu telefonun gayet yeterli mikrofonu var. O yüzden ekstra bir şey almana gerek yok. Ama Dji osmo pocket creator combo alırsan içinden güzel bir dji mikrofon çıkıyor. Telefonla da bağlantı kurulabiliyor o yüzden güzel seçenek olmaya devam ediyor. Yok o kadar harcamam dersen Dji mic mini setini alabilirsin 6 bin civarı fiyatı var. Holyland markasının Lark M2 modeli var 4-5 bin civarı. Yani çok uygun miktarlara mikrofon işini çözebilirsin.

Bilgisayara bağlı olsun yayınlarda kullanayım dersen de yıllarca kullandığım Rode Podmic’ı kesinlikle öneririm. Tabi kullanabilmen için bir miksere ihtiyacın olacak bunun için. Behringer’in ufak versiyonlarını alabilirsin. Çok param var dersen Shure SM-7B ve Rode Rodecaster harika bir ikili. Tertemiz de fiyatı var tabi. Bu öneri zengin tayfa için. Mikserle uğraştırma usb mikrofon önerisi ver doğru düzgün dersen de yine Rode Podmic’ın usb versiyonu var. Razer, Rode, Asus, Steelseries, Elgato gibi markaların güzel mikrofonları da var. Bütçene uygunlarından seçebilirsin. Hepsi aşağı yukarı kaliteli. 

3- Aydınlatma : 

Aydınlatmanın kralı güneştir. Gün ışığı en muhteşem aydınlatmadır her zaman. Fakat her evde istediğin gibi ışık almak mümkün olmayabiliyor. Ya da odadaki eşyaların dizilimi uygun olmayabilir. Çok basit, ucuz yuvarlak ışıklar var, makyaj ışığı falan diye de geçiyor. En uygununu alsan her türlü iş görür. Elgato’nun güzel aydınlatmaları var, uygulamadan falan da kontrol ederim dersen. Öyle spotlight softbox falan almanı gerektiren bir durum olmaz şu an için. Kamera kalitesine bağlı olarak ve ışığın durumuna bağlı olarak aydınlatma ihtiyacını mümkün olan imkanlarla karşılayabilirsin. Çoğu insan çok bahsetmez bundan fakat aydınlatma kameranın güzel çekebilmesi için çok önemli. Kalitesi çok yüksek olmayan kameralarla çekeceksen hele. Aydınlatma; sensörün ışık toplama kapasitesini (exposure), dinamik aralığı (dynamic range), sinyal-gürültü oranını (SNR) ve renk doğruluğunu (color accuracy) doğrudan etkilediği için, görüntü kalitesinin temel belirleyicisidir. 

4- Yazılım ve Uygulamalar: 

Yayıncılık için bir adet uygulama lazım. OBS. Onun detaylarına gireceğiz birazdan fakat diğer yazılım ve uygulamaları da sıralayalım bir önce. OBS’i söyledik. CapCut, Adobe Premiere Pro, DaVinci Resolve, Edits, Canva, Photoshop, Streamlabs, Streamelements. Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Aklıma geldikçe ekleme yaparım. 

1- OBS :

Bu OBS senin elin ayağın kolun bacağın her yerin. Yayıncı da olsan, youtuber da olsan bunu çok net çok güzel kullanırsın. Yayın da yapabiliyorsun, kayıt da yapabiliyorsun. Hatta kayıt yaparken bazı sahneleri de önden ayarlayabildiğin için bazı video düzenleme süreçlerini de kısaltabilirsin. OBS’i indiriyorsun, yüklüyorsun. Herhangi bir zorluk yok. İlk yüklemede senin internetine göre de bazı ayarları yapabiliyor. Yayın mı yapacaksın, kayıt mı alacaksın neyse artık. Ayarları internette bulursun zaten 8 milyon tane var.

Sadece dikkat edeceğin ayarlar output yani çıkış kısmındaki video bitrate, audio bitrate, video encoder. Simple yani basit ayarda bırakırsan otomatik ne ayarlamışsa büyük ihtimalle ihtiyacını karşılayacaktır. Video kısmını da base ve output aynı olsun 1920 x 1080 klasik zaten. Öyle 4k 8k falan maceraya gerek yok. Sahneler var, burayı farklı sunum şablonları olarak değerlendirebilirsin. Yayınını ya da videonu nasıl bir sahne ile kurgulayacaksan buradaki sahnelerin içerisinde kaynaklar bölümüyle birlikte hazırlayabilirsin. Nedir bu kaynaklar? Ekran, kamera, ses cihazı, görsel, yazı, animasyon, tarayıcı kaynağı aklına ne gelirse yayınında ve videonda koyabileceğin her şey.

2- CapCut

Yapay zeka destekli video düzenleme aracı. Seversin bu tanımı. İçerisinde yapay zeka araçları da olan ki bunlar ücretli versiyonda mevcut, hazır yüzlerce şablon olan, basit, her türlü kullanıma uygun bir araç. Diğer video düzenleme araçları gibi karmaşık değil, evet bazı özellikleri kısıtlı olabilir fakat profesyonel bir kullanımda olmayacaksa fazlasıyla yeterli bir araç. Görsel düzenleme, arka plan kaldırma, video düzenleme, filtreler, geçişler, ses düzenleme vb bir sürü özelliği var. Telefon uygulaması da çok rahat kullanımlı. Her an video çekip düzenleyebilirsin. Hatta hazır şablonları ile birlikte hiçbir şey düzenlemeden sadece videoları ya da görselleri değiştirerek hazır editli bir videoya sahip olabilirsin. Kesinlikle tavsiye ederim.

Zaten çoğu içerik üreticisi kendisi düzenleme yapıyorsa genelde CapCut kullanıyor. Diğer video düzenleme araçlarının da üzerinden geçmeyeceğim şimdi. Adobe Premiere Pro, DaVinci Resolve gibi çok iyi ve profesyonel araçlar da mevcut. Detaylı öğrenmek istersen de özellikle Adobe Premiere Pro hakkında güzel eğitimleri ve önerileri olan Onur Naci Öztürkler’in kanalını ziyaret edebilirsin. Hatta ziyareti bırak direkt abone ol. İçerik üreticisi olmak isteyenin kesinlikle abone olması gereken bir kanal.

3- Canva

Canva bir tasarım uygulaması. Yine burada da yapay zeka desteği var görsel üretirken vs. Hızlı boyutlandırmalar için, bireysel ve kurumsal paylaşımlar hazırlamak için, video ve sunum hazırlamak için epey kolay kullanımlı fiyatı da uygun bir uygulama. Bedava versiyonu da var tabi illa para vermek zorunda değilsiniz. Şu anda sanırım ücreti yıllık 1920TL olmuş, ben alırken daha uyguna almıştım. Bunları farklı ödeme çözümleri ile biraz daha uyguna alabiliyorsunuz aslında. Paycell ile öderken birçok uygulama için indirimler, geri ödemeler mevcut. Oraları da ziyaret edin mutlaka. Ya da Turkcell kullanıcısıyım ben diğer hatlarda da mutlaka vardır, uygulamalarında bazı kampanyalar oluyor bazen. Ben yenileme döneminde mobil uygulamadan yenilediğim için iki aylık Youtube Premium sahibi olmuştum mesela bedava. Ben kurumsal bir paylaşım yapacaksam Canva’nın hazır şablonlarını kullanıyorum. Binlerce hazır üretilmiş şablon var bunları kullanabiliyorsunuz. İstediğiniz şekilde düzenleyebiliyorsunuz, boyutlarını ayarlayabiliyorsunuz. Seri üretim yapabilirsiniz bazı otomasyonları var ve tabi yine burada da prompt yazarak istediğinizi üretebilirsiniz.

4- Adobe Podcast

Kesinlikle bahsedilmesi gereken bir uygulama. Adobe sağolsun herkesi içerik üreticisi yapacak ve kaliteyi de ayağınıza getirecek. Çoğu videomu ya telefonla çekiyorum ya da bilgisayarda webcam in sesiyle kayıt alıyorum. Doğal olarak biraz amatör kalıyor. Bunu bir tık profesyonelleştirmek için Adobe Podcast üzerinden Enhance uygulamasını kullanabilirsiniz. Çok basit bir kullanımı var. Ses dosyasını atıyorsun kendi düzenliyor, stüdyo kalitesine yaklaştırıyor indiriyorsun. Ücretsiz versiyonun yapabildikleri sınırlı, ücretli versiyonda biraz daha oynama seçeneğin var ve günlük kotan biraz daha yüksek. Ya benim sesim biraz daha podcast mikrofonundan kayıt almışım gibi çıksın dersen başka yerle uğraşmana gerek yok.

Diğer uygulamalar ve detayları için daha sonra tek tek üzerinden geçebiliriz fakat burada bu uygulamaların eğitim videolarını çekeceğimi sanmıyorum. Zaten güzel bir şekilde bunları yapanlar var. Onları izleyebilirsiniz. 

Ve final konuşması olarak bir toparlama yapalım. Uzatma özet geç diyenler için burayı ayrıca işaretleyeceğim. Direkt buraya atlayarak özete ulaşabileceksiniz. İçerik üretimi artık çok çok kolay. Uygulama öğrenmek, yol yordam bilmek, bilinmeyene erişmek parmak şıklatmak haline geldi. Elimizin altında o kadar çok imkan var ki. Sadece yapmak gereken şey düzenli olarak çalışmak ve üretmek. Hiçbir şeyi tekrar tekrar yapmadan çok iyi yapar hale gelemezsin. Bu hangi konu olursa olsun. İyi bir frikik atıcısı olmak istiyorsan binlerce kez atacaksın. İyi bir üçlükçü olmanın tek bir yolu var. Tekrar tekrar denemek. Çok iyi ingilizce konuşmak istiyorsan her gün tekrar edeceksin, sürekli çalışacaksın, pratik yapacaksın. Ne yaparsan yap durmadan devam edeceksin. İlki kötü olacak, zamanla gelişecek ve sonunda istediğin kıvama gelecek. O yüzden gelişmen gereken yer hikayeyi iyi anlatabilir hale gelmek.

Bu konuda, anlattığın konuya göre sesin gelişmesi gerekiyorsa ses kaynaklarını, görüntü ise görüntü kaynaklarını, iyi editlere ihtiyaç varsa düzenleme araçlarını kullanmayı, yani neyi düzenlemen ve geliştirmen gerekiyorsa da onun üstüne düşeceksin ve kim olursan ol, nerede yaşarsan yaşa, imkanın ne olursa olsun, iyi ya da kötü bir şekilde üretim yapabilirsin. Yeter ki istikrarlı ol. Evet kimisi şanslı olacak 5. videosunda patlayacak, kimisi bir anda ünlü olacak, kimisi 2 senede 200 videoda belirli gelire ulaşacak, kimisi de hiç yapamayacak. Hayat böyle bir şey.

Her futbolcu dünya yıldızı mı? Her oyuncu oscar sahibi mi? Tüm doktorlar ordinaryus mu? Her öğretmen süper eğitimci mi? Her mühendis muazzam katma değer üreticisi mi? Hayır. Sen de belki para kazanan, saygı duyulan, tanınan bir içerik üreticisi olamayacaksın fakat bunu denemek için bir ön koşul yok. İyi haber bu. Şu anda ya ben bi avukatlık yapayım diyerek yapamazsın. Hadi bi doktorluğu deneyeyim diyemezsin. Ama içerik istediğin zaman üretebilirsin. Hiçbir engel yok. Tek engel o ne der, bu ne düşünür, aman utanırım, ya da başkası utanır. 100 bin abone olduğunda ne der dediğin herkes peşinde koşacak merak etme.

Ayrıca ne önemi var ki? En yakın arkadaşların zaten her ne olursa olsun sana destek olur yanında olur en fazla dalga geçerler birlikte gülersiniz ki bu yakınlık seviyesinde vardır zaten bu. E yakın olmayanlar da hatta tanımadığın birinin senin hakkındaki fikri ya da yorumu niye umrunda olsun ki? Sen bu zamana kadar bir şey başarmışlara bir sor bakalım kim neler söylemiş. Bakmayacaksın. Takılmayacaksın. Bol bol üreteceksin. Başarırsan keyifle izlersin başarını. Baktın istediğini alamadın, en azından eskilerin dediği gibi kolunda bi bilezik olur. Video çekmeyi öğrenirsin, fotoğraf çekmeyi öğrenirsin, video düzenlemeyi öğrenirsin. Ya da bir hobiyle başlatmışsan o hobinde ilerlersin. Ne olursa olsun illa bir şeyler öğrenirsin. Ve hayatı değerli kılan en önemli şeylerden biri de daima öğrenecek bir şeylerin olması. İçerik üreticisi olmak, parmaklarının ucunda!

About Barış Gündüz
Web ve mobil teknolojilere ilgi duyuyorum. Yaklaşık 12 yıldır web geliştirme ve internet reklamcılığı üzerinde çalışıyorum. Web yazılım teknolojileri ve yönetimi konusunda uzmanım. Birçok şirkete teknoloji ve reklamcılık danışmanlığı verdim. Hâlâ bazılarına destek vermeye devam ediyorum. Kendi projelerimle ilgili bazı çalışmalarım var. Çoğu içerik üreticiliği ile ilgili. Projelerimin hepsi Gündüz Medya markası altında toplanmıştır.
Barış Gündüz posts
No comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir